by

Kıllanan Kadın

Yapım gereği pek çok şey sinirimi bozuyor. Yani bardağın hep boş yarısını görenlerdenim aslında. Öte yandan çok gülen, gülümseyen bir insan olduğumdan, hayatı hep Pollyanna gibi karşıladığımı düşünür pek çok kişi. Halbuki çocukluğumda en çok sinir olduğum romandı. Annem de hep onu örnek verirdi bana. Daha o zamanlardan mükemmeliyetçi, hiç bir şeyi beğenmeyen, kontrol manyağı

by

Unutmaktan Korkmak

Bugün babamın ölüm yıl dönümü.Gideli 22 yıl olmuş. Onu hatırlamadığım bir gün bile yok. Bu aralar şehirden eski mektupları ve günlükleri getirdim. Zaten her gidişimde bir çok şey alıp geliyorum. Bu kışı büyük ihtimal ile Saklıköy’de geçireceğiz. Doğalgaz bağlanacak gibi. İlk kez bu kadar çok kalıyoruz burada. Sonbahar günlerinde nostaljik bir duygu durumu içinde okuyup

by

Kısa Kısa

Bu aralar yine okumaya, boyamaya daldım. Deli Ajumma blogu ile ilgilenip bununla pek ilgilenmemek üzüyor beni. O yüzden kısa kısa yazayım diyorum. Uzun süredir Saklıköy’deyiz. Uzun dediysem ilk defa bu kadar uzun süre kalıyoruz. Eğer doğal gaz işi hallolursa, belki kışın da burada kalabiliriz. Bunu en çok kediler için istiyorum. İlk eve kapanma dönemi panikleri

by

Defter Aşkına

Sonunda Saklıköy’de blog yazacak kuvvette internetimiz oldu. Ben de veranda da yazmaya koyuldum. Aslında evveliyatı okumayla başlıyor bu yazının. Sabah yağmur yağdı, hava da serin tam sevdiğim gibi. Kediler birer ikişer ziyarete geliyor, yemeklerini yiyip gidiyorlar. Nari’nin yavrusu annesinin kuyruğuyla oynayarak sabahımı şenlendirdi. Böyle özel anlarda Covid filan aklıma gelmiyor, mutlu oluyorum. Daha önce de

by

Korona Günlerinde  Sosyal Medya

Karantinada günler çok hızlı geçiyor. Bilmem sizin için de öyle mi ? Alerjimin azdığı günlerde aldığım Zaditen sağ olsun, hayatımda yedi sekiz saat uyuduğum zamanlar gördüm. “Ama bu kadar yeter artık almayayım.” dediğim andan itibaren yine eski uyuma düzenime geri döndüm. Bir de yatağın içinde döne döne, sağlıklı, kesintisiz bir uyku uyuyamıyorum. Uyandığımda saat herhalde

by

Bugün Öğrendiklerim , 2 Mayıs 2020

Her okunan kitap insana bir şeyler öğretiyor. Bu aralar okuduğum kitaplardan biri arkadaşım Esen’in hediye ettiği Binbir Bahçe Masalları adlı kitap. Ceylan Orhun bu kitapta Gökova Körfezini seyreden bahçesini ayları gözeterek yazmış. Neler dikmiş, börtü böceğinden, rüzgarına , yağmuruna nasıl uğraşmış öğreniyorsunuz.Oldukça yoğun bir kitap. Demem o ki konuyla ilgili olmayanların hemen bırakması da olası.

by

Mayıs'ın Karantina Günleri

Bugünden itibaren evde her gün bu bloga az az yazayım dedim. Yani aslında her zaman söylediğim şey ve yapamadığım. Öyle bilinç akışı filan. Öğrendiklerimden, izlediklerimden, okuduklarımdan, aklıma öylesine gelenlerden. Mutfak penceremizin hemen önünde bir Amerikan selvisi var. Üzerinde yarım yamalak bir yuva vardı taşındığımızda. Sonra sıklıkla gelen kargalar yuvayı sağlamlaştırdılar. Sonra yumurtlayıp yuvada yatmaya başladılar.

by

Ailece ya da Tek Başına Delirmeceler

Evde izolasyon, ya da karantina günleri devam ediyor. Kendimizi dışarıya attığımız, sosyalleştiğimiz ve birbirimizden kaçtığımız , böylece çok iyi anlaştığımızı sandığımız günler uzakta kaldı. Özellikle evli , mutlu, çocuklu ailelerde kaç gündür burun buruna yaşamaktan gelişen travmatik durumlar, hem acı hem de komik. Yalnız başına yaşayanlarda ise daha farklı durumlar söz konusu. Öncelikle hepimiz resmen

by

Karantina Günleri

Hayatımız bir anda nasıl da değişti değil mi ? Gideceğimiz geziyi, alacağımız kazağı, çocuğun nereyi kazanacağını, doğum günümüzü nerede kutlayacağımızı filan düşünmeyi bıraktık, maskenin, kolonyanın, unun, makarnanın, dezenfektanın peşine düştük. Birbirimizle bir metre uzaktan konuşuyor, sevdiklerimizi son yolculuklarına uğurlamaya gitmekten çekiniyor, uzakta olan akrabalarımız, yakınlarımız için olduğu kadar kendimiz için de dertleniyoruz. Bir bilim kurgu

by

Deprem mi, Corona mı, Uçak mı,  Korkunun Ecele Faydası Yok !

Yok olmasına da, yine de korkudan üç buçuk attığımız günlerdeyiz. 2020 felaketler açısından hızlı girdi. Zaten astrolojik olarak depremleri tetikleyen dizilimler mevcut, bir kez de yanılsın sistem diyorum, olmuyor. Geçen Zaytung’ta bir haber vardı, “2020 yılında hedefim kilo vermek, dil öğrenmek” filan diyenler, “Bu yılı sağ çıkarsam yeter!” demeye başladılar” diyordu. Güldüm tabii, ama yanlış