Nilgün Doğramacı

by

Döngü

Bahçede yeni kediler doğdu. Önce Mart’ta, sonra Mayıs’ta ve en sonuncusu da 4 Temmuz’da. Bir kısmı travmatik, bir kısmı değil. İlk parti erkek kedilerin bir dişiye saldırmasıyla başladı. Kendisi de daha bir yaşında olmayan dişi Kimyon’u alıp Hüsam’ın alet kulübesine koyduk, hava soğuktu. Yavrulardan en açık tekir olan ertesi gün öldü, iki yavru hayatta kaldı,

by

Bahar Yüzünü Gösterdi

Bu kış bana nedense çok uzun sürdü gibi geldi. Sanırım epeyce kar kış yaptığından. Ama dün doğalgazdan güneş paneline geçince, artık baharın geldiğine kani oldum. Kış boyunca daha çok okudum, yazdım, çizdim, yün ördüm durdum. TV karşısında yün örmek insanı çok rahatlatıyor. Tabii kediler üşümesin diye uğraştık, günde iki kez doyurduk. Sitede çok kimse kalmadığından

by

Eve Kaçmak, Evden Kaçmak

Bu aralar Defne Suman’ın Evden Kaçmanın Yolları adlı derlemesini okuyorum. 24 yazarın evden kaçış ve / veya geride kalış öykülerini içeriyor. Yazarlarından rica edilerek seçkiye katılmış dört öykü hariç diğer 20 anlatı bu seçki için özel olarak yazılmış. Metinlerin yarısı kaçanların anlatısıyken diğer yarısı da kalanların ağzından anlatılmış. Bir çıkış yolu aramak için , bir

by

Yeni Dönem İletişimi ve Yine Ursula

Bahar ayları benim sağlık kontrollarına gittiğim aylar. O yüzden de biraz tedirgin oluyorum. Bu yıl işin içine bizim çocukların İngiltere’ye göçme işi de girdi, iyice huzursuz oldum. Kötü bir şey değil, ama az biraz otistik yapı olunca, değişiklikler insanı zorluyor. Çocuklar  gideli bir kaç gün olmasına rağmen, yalnızca tatile gitmişler ve iki hafta sonra eve

by

Can Sıkıntısı

Roland Barthes’ın Yazma Arzusu kitabını okuyorum. “Çocukken sık sık, hem de çok canım sıkılırdı.” cümlesini okuyunca “İşte ortak bir yön.” dedim. Şöyle demiş Roland Barthes : “Çocukken sık sık, hem de çok canım sıkılırdı. Bu bende gözle görünür biçimde erken başlamıştı, tüm yaşamım boyunca da – kuşkusuz, çalışma ve dostlar sayesinde giderek azalan- dalgalar halinde

by

Bir kaç kitap, bir kaç hayat

Elimdeki yaşam öykülerini okudukça yazacağımı söylemiştim. İlk bitirdiğim Boğaziçi Üniversitesinden hocamız Profesör Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın Lüla ve Ben isimli Çifte anı öyküsü. Okuldayken Çiğdem Hanım’dan Sosyal Psikoloji Dersi almıştım. Biz Alan Duben ile Cem Behar’ın Aile araştırmasında çalışırken, onlar da yanıbaşımızda AÇEV Anne Çocuk Eğitim Vakfı projelerine başlamışlardı. Lüla ve Ben Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın annesi ve kendisinin

by

Bekle beni Güney Kore, 2018 gibi gelebilirim :)

Gezmek yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak için ideal. Değişmek, dönüşmek, farklı yaşamlar gözlemek için de. Ama bazı ülkeler ki bunlar genellikle birden fazla gittiğim yerler, bundan farklı sanırım benim için. Şimdi işin parapsikolojik yönüne girmek istemiyorum ama, her gidişin ve her kalışın görünenden öte anlamları var. Bugün karışık olarak son Kore Gezisinden aklımda kalanları yazacağım, bir

by

Seoul'ü aheste beste gezmek

Hastaneden çıktıktan sonra gezimize kaldığımız yerden devam ettik. Ama önceden planladığımız Jeju Island ve Busan gezilerini es geçerek. Tabii ameliyatlı hastamızın yorulmaması için ağır çekim gezi planları yaparak. Daha önce Seoul’ün çoğu tarihi yerini ve müzelerini gezdiğimiz için, bu kez gitmediğimiz bir kaç yeri görmek ve sanki orada yaşıyormuşcasına sakince gezmek istedik. İlk ziyaret için

by

Que Sera Sera

Saklıköy’deki tatilime bir zorunluluk yüzünden erken son verdim. Bu işle ilgilenenlerin dediğine göre Çin Takvimine göre Ateş Maymun Yılı olan bu yıl, planlananların farklı şeylere evrildiği , ani değişimlere gebe bir yıl. Uyum sağlayamayanlar ise her zamanki gibi güçlük çekecek. Hepimizin de yakından izlediği ülkemizin durumu da pek çok beklenmedik olayla sarsıldı. Klasik bir söz olacak

by

Merak Ettiklerim "Ve rüzgarlı havalarda yağmur iğri yağar" *

  Her şeyi bir arada yapmak huyum nedense yazmak söz konusu olduğunda işlemiyor. Aynı anda bir kaç kitap okuyup, farklı el işleri yapabiliyorum. Bir kanepede örgüm, bir masada kabaklarım, diğerinde taşlarım olabiliyor. Her odada ayrı ayrı okuduğum kitaplar da var. Ne var ki, gün içinde bir yazı yazmışsam bir başka yazı yazasım gelmiyor. Bu aralar