by

Yedigöller,  Safranbolu Gezisi /  Birinci Gün

Yine bir Salı – Çarşamba kaçamağı yapıp gittiğimiz Yedigöller Safranbolu gezisinden dün gece döndük. Bugün bir yandan olmazsa olmaz çamaşır yıkama seansını gerçekleştirirken Fernando Pessoa’nın Huzursuzluğun Kitabı’nı okuyordum ki aşağıdaki bölüme rast geldim. Biraz sarsıldığım doğrudur, ama ben onun gibi hissetmiyorum. Heyecanla başlayıp bitirdiğim, her ayrıntıyı severek incelediğim  bir geziydi.  Pessoa’nınki de   farklı bir düzey

by

Edirne Gezisi / İkinci Gün

Sabah erken sayılabilecek bir saatte kalktık. Kahvaltıya indik. Farklı bir yere gittiğimde daha önce yemediğim yiyecekleri tatmak hoşuma gidiyor. Burada farklı bir şey yoktu ama. Dikkatimi çeken tek şey son zamanlarda benim de fazlaca yaptığım, yapıp yedikten sonra pişman olduğum pişiyi buraya özgü Keçi ayağı, ya da Keçi bacağı adıyla sunmaları oldu. Merak edene yapılışı

by

İki Günde  Edirne / İlk Gün

Bu hafta iki gün kaçıp Edirne’ye gittik. Aaa şimdiye kadar daha önce gitmemiş miydiniz diye soracaksınız. Evet gitmişiz.  İkimiz de farklı zamanlarda.  Evlenmeden de önce olduğuna göre, 30 yıldan önce, hem de  kapsamlı gezme fırsatımız olmamış. Bu kez bunu başardık. İstanbul’un fethine kadar Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik eden bu şehirde göreceğimiz çok şey olduğunu düşünüyorduk, öyle

by

Yazdan Eylül'e

Eylül geldi Allah’a şükür. Her ne kadar sıcaklar henüz gitmediyse de Sonbahar’ın gelmiş olmasının sevincini yine de yaşıyorum. Yazları sevmediğimi artık beni okuyan herkes biliyor. Denize girmeyi sevsem de yüzdükten sonra derhal içeri kaçıyorum. Sıcak, nem, yapış yapışlık duygusu, gözümü alan parlayan güneş, cildimi kavuran güneş, sinekler, sinekler, sinekler,  hepsinden nefret ediyorum. Yazı sevenler kusura

by

Merak ettiklerim, Sevindiklerim, Üzüldüklerim, Okuyup, Gezip Gördüklerim

Yaz gezimin son bölümünü, Pamukkale ve Hierapolis’i yarıladığımda müthiş bir can sıkıntısıyla bugün devam edemeyeceğime karar verdim. Daha sulu zırtlak bir yazı yazayım belki canımın sıkıntısı geçer diye yazmaya oturdum.  Bu can sıkıntısı olayı hakkında daha önce şurada yazmıştım. O yüzden aynı şeyleri tekrar etmeyeyim, meraklısı açıp oradan okusun. Ben de şimdiki haleti ruhiyemi anlatayım.

by

Eğirdir Gölü kıyısındaki bir pansiyonda bir gece kaldıktan sonra, sabah kahvaltımızı edip yola devam ettik. Arabayı çoğunlukla Hüsam kullanıyor. O yorulduğunda,  ya da uykusu geldiğinde ise ben alıyorum. Ben arabayla çıkılan yolculuklarda arabada geçirdiğimiz kısmı da tatilin önemli bir parçası sayıyorum. Durup çay kahve içip yemek yediğimiz yerler, alışveriş için girdiğimiz sapaklar, arabadan izlediğim görüntü,

by

İki Göl,  Bir Deniz, Tarihi Yerler ve Sivrisinekler/  Yaz Gezisi, Birinci Bölüm

Bu yıl Saklıköy’e gitmeden önce kısa bir deniz tatili yapalım dedik. Yine de söz konusu biz olunca bu yalnızca deniz tatili olmuyor. Neden ? Çünkü bir tek yerde kalmaktan sıkılan kurtlu bir çiftiz de ondan. Dolayısıyla tatil deyince bir kaç şeyi birden kapsaması şart gibi. Okullar kapanıp da her yer kalabalıklaşmadan gitmek istedik. Kalabalıktan da

by

Yeni Dönem İletişimi ve Yine Ursula

Bahar ayları benim sağlık kontrollarına gittiğim aylar. O yüzden de biraz tedirgin oluyorum. Bu yıl işin içine bizim çocukların İngiltere’ye göçme işi de girdi, iyice huzursuz oldum. Kötü bir şey değil, ama az biraz otistik yapı olunca, değişiklikler insanı zorluyor. Çocuklar  gideli bir kaç gün olmasına rağmen, yalnızca tatile gitmişler ve iki hafta sonra eve

by

Bilinç Akışı Sayıklamalar

Bazen araba kullanırken olmadık bir tehlike atlatırsam ki İstanbul’da artık bu vakayı adiyeden sayılıyor malum,  tuhaf bir biçimde, “Aslında kaza oldu ve ben de öldüm, ama farkında olmadan devam ediyorum belki de.” diye düşündüğüm oluyor. “Şu anda morgdayım, ya da belki de millet toplanmış, helvamı yiyor, ama ben hayata aynen devam ettiğimi düşünüyorum, olamaz mı

by

Annem Annem,  Güzel Annem

Bugün annemin doğum günü. Bizim ailede doğum günlerinin önemli olduğunu mutlaka daha önceki bir yazımda anlatmışımdır. Doğum günü kutlanan kişinin yaşamının kutsanması,  bence en önemli gün.  Her doğum gününde o kişiyle olan ilişkimiz, paylaşımlarımız hakkında düşündüğümüz gibi;  genel olarak yaşam üzerinde de düşünüyoruz . Yaşam hakkında düşünmek de önemli. Niçin yaşıyoruz, misyonumuz nedir, ne kadarını